İçeriğe geç

Menü

Anasayfa
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Ankara Gündem
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
Politika Ekonomi
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Künye Abonelik Video TV Özel Haber Tanıtım
  • Dolar 49,3484 ▲ %0,17
  • Euro 55,2240 ▼ %0,32
  • Sterlin 65,2751 ▼ %0,15
  • Gram Altın 6.642,83 ▲ %1,48
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,42 ▲ %2,83
  • Bitcoin 4.082.331 ▲ %2,06
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Ankara Rehber

Arslanhane Camii: Ankara'da Selçuklu Mirasını Keşfedin

Görsel: Elelicht / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Ankara Kalesi'nin güney ucunda yükselen Arslanhane Camii, 13. yüzyıldan kalma ahşap direkli yapısı ve eşsiz Selçuklu sanatıyla şehrin en önemli tarihî hazinelerinden biridir.

Ankara denince akla ilk olarak Cumhuriyet'in başkenti ve modern yüzü gelse de, şehrin binlerce yıllık geçmişi her köşede kendini hissettirir. Hititlerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış bu kadim kent, tarih ve kültür meraklıları için adeta bir açık hava müzesidir. Bu zengin mirasın en görkemli parçalarından biri de Ankara Kalesi'nin güney ucunda yükselen Arslanhane Camii'dir. Ahî Şerafeddin Camii olarak da bilinen bu yapı, Anadolu Selçuklu döneminin ahşap direkli camilerinin günümüze ulaşabilmiş nadide örneklerinden biridir ve 2023 itibarıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır.

Arslanhane Adının Hikâyesi

Caminin bugünkü adı, yapının kuzeydoğusunda yer alan Ahi Şerafeddin Türbesi'nin dış duvarındaki aslan heykellerinden gelir. Bu heykellerin Bizans döneminden kalma olduğu düşünülmektedir. Halk arasında bu sebeple "Arslanhane" olarak anılan cami, aslında Anadolu Selçuklu devrinin önemli bir dinî yapısıdır. Caminin tarihçesiyle ilgili kesin bilgiler bulunmasa da, yapıdaki iki kitabe sayesinde inşa süreci hakkında önemli ipuçları elde edilmiştir. Minberdeki kitabeye göre cami, 1289-1290 yıllarında Ahi Hüsameddin ve kardeşi Ahi Hasaneddin tarafından yaptırılmıştır. Batı cephesindeki kırık bir taş parçası üzerindeki kitabe ise, yapının 13. yüzyılın başlarında Emir Seyfeddin Ay-aba tarafından inşa ettirildiğini, 1280-1290 yıllarında ise tamir gördüğünü işaret etmektedir. Ancak uzmanlar, bu kitabenin devşirme bir mezar taşı olabileceğini ve sonradan camiye getirildiğini belirtmektedir.

Selçuklu Mimarisinin İncisi

Arslanhane Camii, Anadolu'ya 11. yüzyılda Türklerle birlikte gelen ve gelişen ahşap direkli cami geleneğinin en güzel örneklerinden biridir. Dikdörtgene yakın, 21,50 metre x 25,00 metre ölçülerindeki bazilikal planlı yapı, 24 ahşap ayakla beş sahna ayrılmıştır. Orta sahın, yan sahınlardan daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Ahşap sütunlar, Roma dönemine ait devşirme taş sütun başlıklarıyla son bulur. Bu da yapının farklı dönemlerin izlerini nasıl bir arada taşıdığını gösterir. Caminin tavanı, ahşap konsol ve kirişlerle düz bir şekilde örtülmüş ve üzeri kiremitle kaplanmıştır. Tavanda, olası depremlerde oluşabilecek kaymaları işaret eden yekpare ağaçtan bir madalyon da dikkat çeker. Bu sade ama etkileyici mimari, Selçuklu ustalığının inceliklerini gözler önüne serer.

Kapılar, Minare ve Süslemeler

Caminin doğu, batı ve kuzey olmak üzere üç kapısı vardır. Kadınlar mahfiline açılan kuzey kapısı, oyma mermer işçiliğiyle diğerlerinden daha süslü ve görkemlidir. Doğu ve batı kapıları ise patlıcan moru ve firuze renkli çinilerle birlikte tuğla örgülüdür. Bu renkli çiniler, caminin dış cephesine ayrı bir zarafet katar. Yapının kuzeydoğu köşesinden yükselen tek minaresi, kalın yuvarlak gövdeli ve sekiz köşeli bir pabuç kısmı üzerine oturur. Minarenin kaidesi, Roma ve Bizans döneminden devşirme malzemelerle moloz taş kullanılarak örülmüştür. Gövde kısmı ise tıpkı doğu ve batı kapıları gibi patlıcan moru ve firuze çinilerle bezenmiştir. Bu detaylar, caminin Selçuklu döneminin estetik anlayışını ne kadar yansıttığını ortaya koyar.

İç Mekânın İncelikleri: Mihrap ve Minber

Arslanhane Camii'nin içi, ziyaretçileri adeta büyüler. Yüzü mozaik çinilerle kaplı mihrap, Anadolu'daki Selçuklu mihraplarının en güzellerinden biri olarak kabul edilir. Alçı süslemelerin de kullanıldığı mihrap, dönemin sanat anlayışının zirvesini temsil eder. Caminin minberi ise ceviz ağacından yapılmış, orta boy bir kündekâri minberdir. Selçuklu devrinin tipik özelliklerini taşıyan bu minber, döneminin en başarılı örnekleri arasında gösterilir. Üzerindeki kitabeye göre 1290 yılında Mehmed b. Ebû Bekir adlı bir neccâr (marangoz) tarafından yapılmıştır. Minberin aynalık kısmındaki kitabe, caminin inşa tarihi ve banileri hakkında bilgi verirken, aynı zamanda yapının gerçek inşa kitabesi olduğu düşünülmektedir. Bu kitabe, Selçuklu sülüsüyle yazılmış olup 80x30 cm boyutlarındadır.

Günümüzde Arslanhane Camii

Arslanhane Camii, bugün hâlâ ibadete açık bir yapıdır. Etrafı küçük dükkânlar ve konutlarla çevrili ticari bir merkezin içinde yer alır. Bu durum, caminin tarihî dokusunu günlük hayatın içinde görmek isteyenler için ayrı bir deneyim sunar. Bahçesinde, minare altında üç ve doğu cephesinde üç olmak üzere toplam altı adet mezar bulunur. Yapının kuzeyinde ise küçük bir meydan ve Ahi Şerafettin Türbesi yer alır. 2018'de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne giren cami, 2023'te kalıcı listeye dahil edilmiştir. Ankara'nın tarihî dokusunu keşfetmek isteyenler için Arslanhane Camii, şehrin Selçuklu geçmişine açılan en önemli kapılardan biridir. Ankara Kalesi'ni gezerken bu eşsiz yapıyı da mutlaka görmelisiniz.

Ankara'nın zengin tarihini yansıtan Arslanhane Camii, ahşap işçiliği, çini süslemeleri ve mimari özellikleriyle Selçuklu sanatının inceliklerini günümüze taşır. Şehrin kalbindeki bu tarihî hazine, hem ibadet hem de kültürel miras açısından büyük bir öneme sahiptir. Ankara'ya yolunuz düşerse, bu eşsiz yapıyı ziyaret ederek geçmişe doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Kaynak: ankara.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Elelicht, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…